Eşek Sütünün Bilinmeyen Faydaları

Azıda Çoğuda Zarar
geri
Azıda Çoğuda Zarar
Maydanozun Mutfağınızdaki Önemi
ileri
Maydanozun Mutfağınızdaki Önemi

Benzer Yazılara da Baktınız Mı?

  • Sağlıklı Yaşamanın 5 Yolu

    Sağlıklı Yaşamanın 5 Yolu

    1 yıl önce

    Uzun yaşamanın temel etmenleri kuşkusuz sağlıklı yaşamdan geçmektedir. Hayatınızda alışkanlık haline getirdiğiniz birçok küçük noktayı dönüştürerek sağlıklı yaşamı yakalayabilirsiniz. Kendinize haksızlık yapmayı bırakın... Sizin için sağlıklı yaşamanın püf noktalarını sizin için derledik. 

    #1Kendinize Zaman Ayırın

    Hayatınızın stresli dakikalarını geride bırakın... Kendinize zaman ayırmayı deneyin. İş toplantıları, arkadaş buluşmaları, alışveriş, trafik gibi sorunları geride bırakarak sadece dinlenmeyi ve yenilenmeyi düşünün. İş öncesi ve sonrasında kendinize kısa öğünler vererek zihninizi toparlayın. 

    #2Hayatın Anlamı Streste Saklı Değildir!

    Stres, erken yaşlanmayı ve vücut direncini düşüren ana etkendir. Dünyaya bir kere geldiğinizi hatırlayın ve kendinizin “biricik” olduğunu düşünün. Daha sağlıklı bir yaşam için stresi unutunuz. 

    #3Sağlıklı Beslenmek

    Sağlıklı bir yaşamın yolu kuşkusuz sağlıklı beslenmekten geçmektedir. Protein ağırlıklı, karbonhidratı düşük, zihin güçlendirici yeşillikler ile hayatınızı anlamlı kılın. Fastfood, atıştırmalık abur cuburlar, genetiği değiştirilmiş yiyeceklerden uzak durunuz. 

    #4Spor Yapmak

    Sağlıklı bir yaşamın ve yaşlılık döneminizin daha sağlıklı geçmesi için düzenli aralıklarla spor yapmanız gerekmektedir. Sabah kahvaltıdan önce ve iş aralarında yapacağınız çok küçük aktiviteler vücut üzerinde onarıcı etkilere sahip olacaktır. 

    #5Hayata Pozitif Bakın

    Hayata karşı pozitif bakarak hayattaki zorluklara karşı direncinizi artırabilirsiniz. Burada kastedilen hayata pollyanna olarak bakmak değildir.. Her işe negatif olarak bakmamak gerekmektedir. Hayatın size her zaman size bir seçenek sunacağını ve size karşı her zaman küçük süprizleri bulunmaktadır. 

    YAZININ DEVAMINI GÖR
  • Şekerin Vücuda Verdiği Zararlar

    Şekerin Vücuda Verdiği Zararlar

    1 yıl önce

    Şeker sofralarımızın ve hayatlarımızın vazgeçilmezlerinden. Yediğimiz çikolata, kahvaltılık gevrekler, beyaz un, pirinç ve hatta salata soslarında şeker bulunuyor. Ancak şeker diyabet hastalığından erken yaşlanmaya kadar da birçok olumsuz sonuç doğurabiliyor. Şeker tüketimi, dikkatli davranmanız gereken bir konu olarak karşımıza çıkıyor.

    Peki bu sınırlandırmayı nasıl ayarlamalıyız? Uzmanlar günde en fazla 8 kesme şeker tüketilmesi gerektiğini söylüyor. Gün içerisinde tükettiğimiz içeceklerde, süt ve yoğurtta da şeker bulunuyor. Hem de bu gıdalardaki şeker miktarı oldukça da fazla.

    Tadı şekerli olan her besinde basit şeker bulunmaktadır. Basit şeker ise kaçınmanız gereken şeker gurubudur. Şeker ihtiyacınızı kompleks karbonhidratlardan karşılamak sizin için daha iyi olacaktır. Kompleks karbonhidratların lif içerdiklerin de unutmamak gerekiyor. Kompleks karbonatlara işlenmiş tahıllar ve bakliyatlar örnektir.

    Sağlıklı beslenmenin anahtarlarından biri olan meyvelerde de şeker bulunmaktadır. Günlük 3 porsiyon meyve tüketimi şeker ihtiyacınız için yeterli olacaktır. Meyve şekerinin kan şekerini çabuk yükseltmemesi için yanında süt, ayran, yoğurt gibi besinler de tüketebilirsiniz.

    #1Aşırı şeker aldığınızı nasıl anlarsınız?

    Vücuda giren şeker miktarı aşırı seviyelerde olursa bazı kişilerde yorgunluk ve halsizlik görülebilir. Böyle bir durumda halk arasında şekerleme olarak tabir edilen durum gerçekleşebilir ve kısa süreli bir uyku ihtiyacı hissedilebilir. Bu durumu yaşayan kişilerde Postprandial hiperglisemi –yemek sonrası şeker yükselmesi- görülebilir. 

    #2Tatlılar Sizi Mutsuz Edebilir

    Tatlıların biyolojik etkisi olduğu gibi psikolojik etkisi de vardır. Şekerin beyinde bağımlılık yaratma etkisi de sizi mutsuzluğa sürükleyebilir. Kişinin rahatlamak için baş vurduğu şeker tüketim, aşırı boyutlara ulaşabilir. Ufak moral bozukluklarında bile şekere başvurmak ve aşırı tüketim yapmak, kilo alımına, pişmanlığa ve mutsuzluğa neden olacaktır. Böylece tatlının anlık rahatlatıcı etkisi mutsuzluğa dönüşür.

    Esmer şeker de çözüm değildir. Şeker kamışı ya da şeker pancarının ikinci şurubundan doğal yollarla üretilen esmer şeker, rafine edilmediğinden glisemik endeksi beyaz şekerden daha düşüktür. Ancak aralarında devasa farklar yoktur. Esmer şeker beyaz şekerden hemen sonra gelir. Daha küçük kristalli olan esmer şeker, aynı miktardaki beyaz şekerden daha fazla kaloriye sahip olabilir. Örnek vermek gerekirse, 1 kaşık esmer şeker 48 kalori iken 1 tatlı kaşığı beyaz şeker 45 kaloridir. 

    #3Şekeri Neden Azaltmalısınız?

    • Şeker fazlası direkt olarak kanda yağa çevrilir. Üretilen yağ vücudun belli organlarında biriktirilir.

    • Şeker aynı zamanda cildin sıkılığını ve elastikliğini sağlayan deri hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olan kolajen dokusunun azalmasına ve deride kırışıklıkların artmasına neden olur.

    • Kalp ve damar hastalıkları ve diyabet hastalığının görülme riskini arttırır.

    • Şeker seviyesindeki yükseklik dikkat kaybı ve öğrenme bozukluğuna neden olabilir.

    • Şeker kilo aldırmakla kalmayıp, göz, kalp ve böbrek rahatsızlıklarına neden olabilir.

    Şekerin zararları bunlarla da sınırlı değil.

    #4İç Organ Yağlanması

    Sofralarınızdaki şekerin ve yüksek fruktozlu mısır şurubunun bir bileşini olan fruktoz, karaciğerinizde yağlanmaya neden olur. Bu durumun önü kesilmezse alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması meydana gelir. 

    #5Diyabet Riski

    Aşırı miktarda şeker tüketimi, Diyabet hastalığı riskini arttırır. Şekerden aldığınız her 150 ekstra kalori, diyabet riskini %1.1 arttırır.

    #6Kalp Rahatsızlığı

    Şeker, Diyabet rahatsızlıklarıyla olan yakın ilişkisiyle bilinse de kalp rahatsızlıklarıyla da yakın bir ilişki halindedir. Tip 2 diyabet hastalarının %65’i, hayatlarını kalp hastalıkları ve inmelere bağlı olarak kaybediyor.

    #7Damar Sertleşmesi

    Kandaki insülin miktarını arttırır. Bu miktar, kronik olarak yüksek kalırsa damar çevresindeki beyaz kas hücreleri büyümeleri için uyarılır ve damar sertleşmesi meydana gelir.

    #8Tip 3 Diyabet Tehlikesi

    Brown Üniversitesi’nden Nöropatoloji Uzmanı Dr. Suzanne de la Monte ve meslektaşları, insülin direnci, yağ ve Alzheimer hastalığı arasındaki bağlantıyı bulduktan sonra, Tip 3 diyabet tanısını ortaya koymuştur. Yapılan çalışmalar, Alzheimer hastalığının beyindeki glikoz kullanma ve üretme yeteneğindeki bozukluklardan meydana geldiğini göstermiştir. 

    #9Şeker ve Depresyon

    Amerikalı bilim insanlarının yaptığı araştırma sonucu, çikolata, şekerleme ve bisküvi gibi şekerli hazır gıdalar, özellikle ergenlik döneminde depresyona yol açıyor. Farelerde yapılan deneylerde fruktozun beyni değişime uğrattığı ve davranışsal bozukluklara yol açtığı keşfedildi. Public Health Journal’da yayınlanan çalışmada izlenilen 9000 kişi depresyon ile şekerli ve fast food yeme arasındaki bağı bulmak için yapılan çalışmada, 6 yıl sonra daha fazla abur cubur yiyenlerde depresyonun oluşma riski %40 daha fazla olarak ortaya çıkmış. 

    YAZININ DEVAMINI GÖR